Tanrı'nın Yolunu Seçme Hikayem! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Episode 8 August 18, 2025 00:10:17
Tanrı'nın Yolunu Seçme Hikayem! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?
Hristiyanlık
Tanrı'nın Yolunu Seçme Hikayem! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Aug 18 2025 | 00:10:17

/

Hosted By

Tiranus - Herkes Duyana Kadar

Show Notes

Tanrı'nın Yolunu Seçme Hikayem! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Ferah'ın hikayesi Azerbaycan'da, Koreli komşularının evinde kurulan bir kiliseyle başlıyor. Çocukken hissettiği o sıcaklık ve samimiyet, ailesiyle Türkiye'ye taşınınca yerini derin bir yalnızlığa bırakır. Gençlik yıllarında bozulan arkadaşlıklar ve felsefe derslerinin açtığı derin sorular, onu "Neden buradayım?" boşluğuna sürükler.

Ancak Ferah'ın asıl mücadelesi, hiç tanımadığı babasının yokluğunun yarattığı, kimliğini ve özdeğerini etkileyen o isimsiz boşluktur. Bir gün evdeki bir İncil'i eline aldığında, kelimelerin adeta canlandığını ve doğrudan onunla konuştuğunu hisseder. Bu, onu sadece bir inanca değil, hayatının en büyük eksikliğini dolduracak bir keşfe götürecektir.

Bu bölümde, Ferah'ın "baba" diyemediği bir hayattan, Tanrı'yı "Göksel Baba" olarak tanıyarak nasıl şifa bulduğunu, kimliğini ve amacını O'nun sevgisinde nasıl keşfettiğini dinleyeceksiniz. Bu, en derin yaraların, Tanrı'nın bizi kendine çektiği yollara nasıl dönüştüğünün dokunaklı bir öyküsüdür.

View Full Transcript

Episode Transcript

[00:00:00] Ben Azerbaycan'da doğdum, Bakü'de. Bir kardeşim var benden bir yaş. Küçük kız kardeşim. Küçük bir ailemiz var zaten bizim. Bizim Koreli komşularımız vardı mahallemizde. Onların kızları da bizimle yaşıttı. Oynuyorduk beraber, çok iyi arkadaştık. Birbirimizin evine gidip gelirdik. Ve bir süre sonra şey öğrendik yani onların pazar günü evlerinde bir ev kilisesi var. Pazar ibadeti oluyor. Ve mahalledeki herkesi çağırıyorlardı. Biz de gidiyorduk. Oradayken çocuk derslerine katılıyordum. İlahi söylüyordu, kutsal kitaptan hikayeler öğreniyorduk. Etkinlikler yapıyorduk. Yani keyifliydi gerçekten. Güzel yiyecekler yiyorduk. [00:00:47] O ortamda bulunmak gerçekten bana iyi geliyordu, çok seviyordum. İnsanlar birbirine karşı sıcak, samimi. Tabii o dönemde annem de geliyordu, o da orada iman etti. İlginç aslında bizim mahallede o zamanlardan beri yani oraya katıldığımız için bazı insanlar şey yapıyordu, yadırgıyordu bu durumu. İşte gidiyoruz diye. Çünkü Azerbaycan'da aslında biraz Müslüman bir ülke. Yani geleneksel olarak. Böyle bizi biraz dışlıyorlardı. Yani eleştiriyorlardı. Niye oraya gidiyorsunuz diye. Bazıları hiç çocuklarını göndermiyorlardı. Ama biz gidiyorduk. Ben dediğim gibi gerçekten o ortamda kendimi çok iyi hissediyordum. Ve işte bir gün İsa'nın hayatını anlatan böyle film açtılar. Çocuklar hepimiz böyle oturduk izliyoruz. Çok iyi, çok sevdim o filmi. Ama o çarmıh sahnesine gelince gerçekten yüreğim çok etkilendi. Yani İsa'nın o kadar acılar çektiğini görmek, yani bir masum bir insanın öldüğünü görmek benim yüreğime çok dokunmuştu. Ama teolojik olarak tabii ki bunu anlamıyordum. Yani neden böyle bir şey olması gerekiyordu? İsa neden ölmesi gerekiyordu ki? Bunu bilmiyordum ve İncil'i de hani daha çok bana anlatıldığı kadar anlamıştım, öğrenmiştim. Kendi başıma öyle okuyacak bir durumda değildim. Bir süre sonra biz Türkiye'ye taşındık. Ben 10 yaşlarımdayken Antalya'ya geldik. Burada yeni bir kültür, her şey sıfırdan başlamak, hayata yeniden başlamak kolay değildi. Her şeyin yeniden başlaması çocuk yaşlarda daha zor oluyor böyle büyük değişiklikler. Ve o zamanlar annem de çalışıyordu. Yani öyle düzenli olarak kiliseye de gidemiyorduk. Yeni bir ortam, yeni bir okul, yeni arkadaşlar, her şey her ne kadar kültür yakın olsa da, iyi yakın olsa da yine de farklıydı. Ama benim Hristiyanlıkla bağ kurmam lise yıllarımda oldu. O dönemler işte bazı arkadaşlıklarım, yakın arkadaşlıklarım bozuldu. O beni çok etkiledi ve çok yalnız hissetmeme sebep oldu. O zamanki Ferah gerçekten şey... [00:03:03] Bencil, hiç başkasını düşünmeyen. Bazı arkadaşlıklarımda kırılmalar yaşadım. Bunların hepsi benim bencilliğimden ve benden kaynaklı hatalardı bence. O arkadaşlıklara bence iyi değer vermedim. Ve dediğim gibi çok büyük bir boşluk hissediyordum, yalnızdım. Başka şeylere yöneldim böyle. Aslında birçok yanlış şeyler yaptım. Bir gün felsefe dersinde işte hocamız böyle büyük sorular bize yöneltiyordu. Felsefenin sorduğu ve birçok işte filozofun düşüncelerini anlatıyordu. Bunlar benim ilgimi çekmişti. Çünkü sanki ben de birazcık öyle hissediyordum. Neden buradayım? Yaşamın amacı ne? Kendimi çok yalnız hissediyorum. Boşluktayım. Ve işte böyle bir arayışa girdim. Ama felsefe beni daha çok kafamı karıştırdı. Evimizde bir İncil vardı. Ve nedense o kitabın işte bana hitap edeceğini düşündüm. Sanki aradığım şey oradaydı. Onu okumaya karar verdim. [00:04:09] Okudukça sanki İncil'in sözleri bana böyle canlı geldi, çok canlı. Direkt beni çağırıyor gibi, bana konuşuyor gibi hissettim. Ve Tanrı'nın sesini yüreğimde hissettim. Yani beni çağırıyordu, beni unutmamıştı. Bana tekrar geri gel diyordu. Ve benimle kişisel bir ilişki kurmak istiyordu, bunu hissettim. [00:04:33] Okudukça merakım daha da uyandı. Daha fazla okumak istedim, Tanrı'yı daha fazla tanımak istedim ve aslında kendimi de gördüm diyebilirim. İncil benim için bir ayna oldu. Yani ne kadar günahlı olduğumu, hangi konularda yanlış yaptığımı ve bunun çözümünü de aslında anlatıyordu bana. O da Tanrı'ya yaklaşmak, Tanrı'ya dönmek, tövbe etmek. Ve bir süre sonra anneme dedim ki ben kiliseye gideceğim. Çünkü biliyorum orada daha fazla öğreneceğim. O ortamı biliyorum küçüklüğümden beri. kiliseye gitmeye başladım. Annem de benimle geldi. Ve orada daha fazla Tanrı hakkında öğrenmeye başladım. Arkadaşlıklar kurdum. Yeni bir aile buldum. Samimi dostluklar edindim. Ama tabii bu yeni hayat düzenine alışırken hayatımda içsel anlamda değişimler oldu. En önemlisi benim hayatımdaki büyük eksiklik. Öz babamla hiç tanışmamış olmam. Annemle babam Biz küçükken ayrıldılar ve ben gerçek babamı hiç tanımadım. Bunun çok fazla acısını hissetmedim. Ama yüreğimde bence bu boşluk vardı. Ve bu benim büyüdükçe, yetişkin oldukça kimliğimi ve özdeğerimi etkiliyordu aslında. Eksik hissediyordum bu yüzden. Ama işte dediğim gibi bu yeni inanç benim için Hıristiyanlıkta Tanrı'nın baba kimliği ile tanışmak beni çok etkiledi. Çünkü İncil'de de biz göksel babam diyoruz. Yani Tanrı'ya baba diyebiliyoruz. Bu başta benim için zordu baba diyebilmek ama fark ettim ki gerçekten Tanrı sadece bizi yaratan bir varlık değil. Yani beni seven, beni koruyan o zamana kadar ve hiç terk etmeyecek bir baba. O beni derinden etkiledi ve kim olduğumu daha iyi anladım diyebilirim. Ve o yalnızlık hissi gitti. Amacımı bulmuş gibiydim, yönümü bulmuş gibiydim. Ve bir karar verdim. Hayatım boyunca sadık olmak istediğim yol burası bu diye. Hristiyan olduktan sonra içsel olarak da değiştim. Yani düşüncelerim, duygularım değişti. Yani İsa gibi olmak istiyordum. Onun gibi sevmek, affetmek. [00:06:57] ben işte bazen sorduklarında hani ailemizi ben işte hani benim babamla hiç tanışmadığımı söylüyorum işte annemle babam küçükken ayrıldılar hiçbir anı yok hiçbir resim falan hiçbir şey yok gerçekten benim için o yüzden boşluk gerçekten hiçbir şey yok boşluk ve bunu bazen paylaştığım zaman hani insanlar şey oluyor özür dilerim bilmiyordum ya da işte ay kusura bakma falan böyle duygulanıyorlar. Ben onu anlamıyordum neden olduğunu. Ben yani tamam sorun değil falan diyordum. Benim için gerçekten sorun değildi o an. Ama yetişkin oldukça bence onun boşluğunu işte bu arayışımda fark ettim. Yani aslında o boşluk hissi babasız büyümenin getirdiği bir şey de olabilir. Onun etkisi de var yani. Hayatımın bir yerinde bunu hissettiğimde. Evet, Tanrı bunu kullandı yani beni kendine çekmek için. En büyük eksikliğimi tamamlamak istedi. Güçlü bir his vardı ki Tanrı beni çağırıyor ve benim hayatım için bir planı var. Kendi işi için beni kullanacak. Bu çağrı bana çok şey hissettirdi. Bir amacım var artık. Bunu gerçekleştireceğim. Hani böyle bir vizyon alırsınız ve sadece o yöne bakarsınız ya, ne olursa olsun, etrafınızda ne fırtınalar koparsa kopsun, odaklandığım bir şey vardır. Onu hissettim yani. Ne olursa olsun bundan sonra benim bakmam gereken yon burası. Arkadaş seçiminde daha seçici olmama vesile oldu. Ne bileyim okulda bundan sonra daha doğru bir tanıtlık vermem için daha dikkatli olmaya başladım. İsa'yı nasıl gösterebilirim hayatımda? Bu konuları daha çok düşündüm ve işte hayatımı ona göre şekillendirmek istedim. Küçükken o anlayamadığım sorular, işte İsa neden ölmesi gerekiyordu, o çarmıh neden vardı, onu ben kendi başıma yani yetişkin olarak anlayabiliyordum İncil'i okudukça. Özellikle Romalılar mektubu beni çok etkiliyordu ve orada şey diyor yani günahın cüreti ölümdür, net bir şey söylüyor. Yani günahın bir bedeli var, o da ölüm. Ve yine Romalılar da diyor işte herkes günah işledi ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı. İstisna yok, hepimiz günahlıyız ve bunun bir bedeli var. Ama Tanrı adil, kutsal. Günahımız bizi ondan ayırıyor. Ayrı durumdayız şu anda. Yine de Tanrı sonsuz bir sevgi olduğu için bir yol sağlıyor. Bizi tamamen kendi başımıza bırakmıyor. Yok oluşa gitmemiz için kendi halimize bırakmıyor. Bir çözüm sunuyor ve kendi oğlunu bizim için feda etmesi çok değerli bir şey. Paskalya'da da ben bu umudu görüyorum yani. Ölüm son söz değil. Yani karanlığın ve umutsuzluğun son söz olmadığına dair bir güvence veriyor. Ve Tanrı'nın sevgisi aslında ölümden ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. İsa'nın hani diriliş ve yaşam benim demesi. Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır diyor. Ve o dirildiği için biz de yeni yaşama dirileceğiz onunla. O konuda bana umut veriyor, sevinç veriyor.

Other Episodes

Episode 5

August 11, 2025 00:10:36
Episode Cover

Kaybolmuştum ama İsa Mesih Beni Kurtardı! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Kaybolmuştum ama İsa Mesih Beni Kurtardı! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?Ayşe Karadağ'ın yolculuğu bir yol ayrımında başlıyor: tehlikeli bir adamla nişanlı, ailesinin evlenmesi için...

Listen

Episode 15

July 10, 2024 00:04:44
Episode Cover

Havari Matta (Levi)

Matta Yeni Antlaşma’nın ilk bölümünün yazarıdır. Aynı zamanda Levi ismiyle de bilinir. İsa’nın hayatını aktarırken Mesih’in soyağacında özellikle insan doğasına ve kökenine vurgu yapar....

Listen

Episode 12

July 01, 2024 00:03:20
Episode Cover

Yuhanna - Sürgün Edilen Havari

Markos 1:19-20 İsa biraz ileri gidince Zebedi'nin oğulları Yakup'la Yuhanna'yı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı. Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebedi'yi işçilerle birlikte teknede...

Listen