Düğün Şöleni Benzetmesi

Episode 29 November 29, 2024 00:17:22
Düğün Şöleni Benzetmesi
Hristiyanlık
Düğün Şöleni Benzetmesi

Nov 29 2024 | 00:17:22

/

Hosted By

Tiranus - Herkes Duyana Kadar

Show Notes

İsa Mesih'in Düğün Şöleni Benzetmesi | Matta 22:1-14 Merhaba! Bugünkü podcastimizde, Matta 22:1-14'te bulunan İsa Mesih'in düğün şöleni benzetmesini inceliyoruz. Bu benzetme, Tanrı'nın krallığını ve herkese olan büyük davetini anlamamıza yardımcı oluyor. Benzetmenin Anlamı: İsa, düğün şöleni benzetmesiyle Tanrı'nın krallığına çağrıyı ve bu çağrıya verilen tepkileri anlatıyor. Düğün şöleni Tanrı'nın krallığının zenginliğini ve neşeli kutlamasını temsil ederken, konukların tepkileri insanların Tanrı'nın çağrısına nasıl yanıt verdiğini gösteriyor. Öne Çıkan Temalar: Tanrı'nın Daveti: Tanrı herkesi krallığına davet ediyor. İnsan Tepkisi: Daveti reddedenler ve kabul edenler. Hazırlık ve İtaat: Tanrı'nın çağrısına layık bir şekilde yanıt vermek. Bu benzetmenin derin manevi anlamını ve bunu günlük hayatımıza nasıl uygulayabileceğimizi keşfetmek için podcastimizi dinlediğinizden emin olun!

View Full Transcript

Episode Transcript

[00:00:00] Arkadaşlar merhaba. [00:00:01] İsa Mesih'in benzetmeleri hakkındaki podcast serimize hoş geldiniz. Bu serimiz boyunca ben Özgür Cerdan sizinle birlikte olacağım. Hazırsanız başlayalım. [00:00:18] Arkadaşlar merhaba, kanalımıza hoş geldiniz. [00:00:21] Bugün tekrardan bir benzetmeyle devam edeceğiz. Düğün şöleni benzetmesi. Matta 22'de geçen bu düğün şöleni benzetmesi. Bağ kiracaları benzetmesine bakmıştık hatırlıyorsanız. Onun hemen sonrasında geliyor. Ve yine aynı gruba, yani dinli dini liderlere anlatılıyor. Yine benzer bir konu ele alınıyor fakat farklı bir şekilde. [00:00:40] Ve bazen bu bölüme baktığımızda biraz aşırı mı kaçmış diye düşünebiliyor bazı insan. [00:00:49] O kadar ciddi, sert sözler var ki bunu nasıl algılamalıyız? Ben bunu nasıl hayatıma uyarlayabilirim? Nasıl yaşayabilirim? İsa Mesih neden böyle sözler kullandı? [00:01:00] Gelin birlikte bakalım. Ayeti okuyacağız ilk başta. Sonrasında ise açıklamaya bakacağız. [00:01:05] İsa söz alıp onlara yine benzetmelerle şöyle seslendi. Göklerin egemenliği oğlu için düğün şöleni hazırlayan bir krala benzer. Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi. Ama davetliler gelmek istemedi. [00:01:18] Kral yine başka kölelerini gönderirken onlara dedi ki davetlere şunu söyleyin. Bakın ben ziyafetimi hazırladım. Sığırlarım, besili hayvanlarım kesildi. [00:01:29] Her şey hazır. Buyurun şölene. Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti. [00:01:35] Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler. Kral öfkelendi. Ordularını gönderip o katilleri yok etti. Kentlerini ateşe verdi. Sonra kölelerine şöle dedi. Düğün şölene hazır. Ama çağırdıkların buna layık değilmiş. [00:01:51] ''Gidin yol kavşaklarına, kimi bulursanız düğüne çağırın.'' Böylece köleler yollara döküldü. İyi kötü kimi buldularsa hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu. Kral konukları görmeye geldiğinde orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü. Ona ''Arkadaş, düğün giysisi giymeden buraya nasıl girdin?'' diye sorunca adamın deli tutuldu. O zaman kral uşaklarına ''Şunun ellerini ayaklarını bağlayın, dışarıya karanlığa atın.'' dedi. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. Çünkü çağrılanlar çok ama seçilenler azdır. Rabbimize şükürler olsun bu güzel söz için. Dediğim gibi biraz zor bir ayet baktığımızda. [00:02:30] İsa Mesih yine bağ kiracılarına benzer bir durum anlatıyor. Fakat bazı önemli farklılıklar var. Benzetmelerde ne demiştik? Bilindik bir durum olması gerekiyor. Fakat çok derin farklılıklar barındırması da gerekiyor aynı zamanda. [00:02:44] Bir şölen var. Elbette kral şölene davetleri var kralın kendi çevresi ve onları davet ediyor fakat onlar gelmek istemiyorlar reddediyorlar kralın davetini kral onları layık görmüştü fakat onlar şölene gitmek istemedi kral tekrar köleleri gönderiyor diyor ki gelin bak her şeyi kestim hayvanlar kesildi ziyan olacak bu kadar yemek hazırladım bu kadar ziyafet hazırladım sizler için gelin oğlumu kutlayalım oğlumu kutlamak istiyorum böyle bir düğün bir şölenimiz olacak Sizler de katılın. Ve onlar katılmak istemiyor. Elbette size düşünün. Sizin bir düğününüz olsa, bir kutlamanız olsa, oğlunuz için, kızınız için ve en yakın saydığınız insanlar gelmek istemese, nasıl hissederdiniz? Çok sevdiğiniz, saydığınız insanlar sizi reddetse, Ve elbette kral da mutlu değil bu konuda. Fakat davetliler sadece reddetmekle kalmıyor, ticareti bahane ederek, yaptıkları işleri bahane ederek. Aynı zamanda köleleri öldürüyorlar. [00:03:45] Bu müjdeyi getiren insanlara hakaret ediyorlar, hırpalıyorlar ve öldürüyorlar. [00:03:51] Ve kral haklı bir şekilde öfkeleniyor. [00:03:53] Ordularını topluyor, gidip onların şehirlerini yıkıp yok ediyor. Sadece o kişiyi değil, yapanı değil. Şehirlerini yıkıp yok ediyor. Burada bazen, ya biraz aşırı olmamış mı yani? Bir kişinin suçu, bütün şehirler yok oluyor. Hikaye olsa bile bunu da sorgulamamız gerekiyor. [00:04:10] Elbette literal, direkt çevirmiyoruz. Sonuçta bir böyle hikaye. Bir ana noktası var. Diğer şeyler daha detay. Hikayenin olması için gerekli olan şeyler. Fakat burada düşünebilirsiniz ya niye hikayeden sadece gidip o kişiye cezalandırılmadı. Sonuçta o birini öldürmüştü. Cezalandırılmadı, hapse atılmadı ya da öldürülmedi. [00:04:29] Bütün şehir yok olup gidiyor. [00:04:32] Burada anlatılmak istenen aslında dikkat çekmek. [00:04:35] Dinleyenler dediğim gibi dini derler. Bütün dini şeyleri duymuşlar, her şeyin farkındalar, her şeyi bildiğini iddia ediyorlar. Ve İsa Mesih'i reddeden bir grup burada. [00:04:46] İsa Mesih onların dikkatini çekiyor ve elbette sizin de dikkatinizi çekti. [00:04:50] Bütün şehir yok olmuş. [00:04:52] Burada Tanrı bir var olan hikayeyi kullanıyor. Dinleyenlerin dikkatini odaklandırmak için neyi odaklandıracak? [00:05:00] Tam da buna. [00:05:01] Dediğim gibi herkesi yok ettikten sonra kral orada durmuyor. Tamam ya kutlamayacağız demiyor. [00:05:07] O kutlama olacak. [00:05:09] Davetliler gelecek. [00:05:12] Ve öyle yapıyor. Sonra kölelerine şöyle dedi. Düğün şeleni hazır. [00:05:16] Ama çağırdıkların buna layık değilmiş. [00:05:19] Gidin yol kavşaklarına kimi bulursanız düğüne çağırın. [00:05:23] Davetlilerin gelmesini istiyor. [00:05:26] O düğün alanı dolacak, taşacak. [00:05:29] Tanrı bir ziyafet planlamış halkı için ve orada olması gerekenler var. Bunu kime söylüyor? Din liderlere söylüyor. Diyor ki ben sizi çağırdım, siz davetlimdiniz, siz beni reddettiniz. [00:05:44] Siz, ben sizi layık gördüm. Gelin halkım, sizleri çağırıyorum. [00:05:50] Siz size gönderdiğim peygamberleri eziyet ettiniz. Onları öldürdünüz. Onları dinlemediniz. [00:05:56] Ve elbette burada bir önceki bağ kiracılarında oğlunu gönderiyordu. Ve burada aynı durum olmuyor. Fakat bir oğlun kutlanması var. Yani oğlu kutlamayarak oğlu reddetmiş oluyorlar. [00:06:08] Ve burada da öyle. [00:06:10] Oğlu reddediyorlar. [00:06:12] O zaman diyor ki eğer öyleyse, sizin tepkiniz bu olacaksa ben bu kutlamaya gelecek insanları çağıracağım. [00:06:19] Herkesi çağırıyor. Elbette burada hemen şey yapmayalım yani bak Tanrı Yahudileri çağırdı, diğer insanların gelmesini istemiyordu. Değil. [00:06:25] Olay o değil. Onlar aracılığıyla bütün halk çağrılacaktı. [00:06:30] Fakat burada anlatılmak istenen daha önemli bir konu. Dininderler hiç anlatıyor burada. [00:06:36] Yahudilere, Yahudi önderlere anlatıyor ve diyor ki ben sizi çağırdım. [00:06:41] Siz benim çağrıma farklı nedenlerle gelmediniz. Benim size olan size davetimi küçük gördünüz, aşağılık gördünüz ve ben de diğer herkesi davet ettim. [00:06:53] İyi, kötü. Burada ne demeye çalışıyor? Çünkü dini liderler ne yapıyordu? İsa Mesih günahkar insanlarla, hatta fahişelerle zaman geçirirken, nasıl olur da böyle insanlarla zaman geçirir? [00:07:05] Nasıl olur da böyle bir şey yapar? [00:07:08] Hani böyle dini lider mi olur? [00:07:10] İsa Mesih'ten bahsederken, böyle konuşuyorlardı. [00:07:13] İsa Mesih diyor ki, ben sizi çağırdım, siz beni reddettiniz. [00:07:17] Sizin yapmanız gerekeni ben yapacağım. Sizin yapmanız gereken diğer halkları çağırmaktı. Ben gidip kendim yapacağım. Gidiyor günahkarlarla, vergi görevlerine zaman geçiriyor İsa Mesih. Ve onları çağırıyor ve onlar kabul ediyor. [00:07:31] Ve bunu tekrar ve tekrar görüyoruz. Vergi görevleri İsa Mesih seve seve kabul ediyor. Zinada yakalanan kadın seve seve onun lafını kabul ediyor. Ve burada büyük bir uyarı var dini liderlere. İsa Mesih tekrar ve tekrar anlatıyor. Tekrar ve tekrar onları uyarıyor. [00:07:46] Bir kere uyarsa iki, üç. Birçok defa Tanrı onlara anlatıyor, onları uyarıyor dini liderleri. [00:07:54] Fakat onlar her seferinde yüreklerini sertleştiriyor. Her seferinde yüreklerini sertleştiriyor. Ve gördüğümüz gibi İsa Mesih'in otoritesini kabul etmeyen dini liderler bu hikayeyi de anlıyorlar fakat kabul etmiyorlar. İsa Mesih'in bu benzetmesinde Tanrı yani Kral herkesi davet ediyor. İyi ve kötü. Fakat Gelenleri görmeye çıktığında kral kıyafeti, giysisi uygun olmayan birini görüyor ve ona oradan atıyor. Söylediği sözler biraz garip geliyor. Bize garip geliyor fakat o zamanki düzene baktığımızda bir şölene gittiğinizde özellikle bir kral, sizden çok daha üstün biri davet ettiğinde düğün elbisesi vardır, bizde de vardır. Hiç kimse bir düğüne günlük kıyafetiyle gitmez. Düğün için biraz giyinirsin. Onun bir adabı vardır. [00:08:41] Kral da o adaba uygun bir şekilde herkesi bekliyor. Ve herkes öyleyken sadece bir kişi var bu hikayemizde. [00:08:49] Uygun giyinmemiş. [00:08:50] Nasıl oluyordu? Mesela dersiniz ki bu insan çok fakir bir insan. [00:08:54] Bu insan belki yoktu elbisesi. [00:08:56] Burada o konu fakirlikten değil, bazen düğün sahipleri o kıyafetleri sağlayabiliyordu. Elbette kral, eminim ki yeteri kadar maddi gücü vardı sağlamak için. [00:09:06] Fakat burada anlamamız gereken, bu kişi, düğüne giren kişi bu kıyafeti reddetmiş bir kişi. Yani ona sunuluyor, o reddediyor bu kıyafeti. [00:09:15] Ve bu nedenle bu kadar ciddi bir problem var. [00:09:18] Kralın davetine evet diyor, Ama ben kendi yolumla katılacağım. Ben kendi istediğim şekilde katılacağım. Göklerin egemenliğini İsa Mesih açıklarken devamlı Dünya'nın egemenliğine zıt olarak açıklıyor. Dünya'nın egemenliği de böyle, Göklerin egemenliği de böyle. Dünya'nın egemenliğini Göklerin egemenliğine taşımayın. [00:09:37] Petrus'un mesela kardeşimi kaç defa affetmeliyim dediği o durumda, o olayda İsa Mesih cevaplıyor Göklerin egemenliğinden bahsedilmeden. Çünkü diyor ki senin bu düşüncen Dünya'nın düşüncesi. [00:09:50] Getirme. Benim krallığımda, benim egemenliğimde benim egemenliğimi kabul etmen gerekiyor. Bu da elbette zaman alabiliyor bizim için. Tanrı'nın egemenliğinde nasıl davranılır, nasıl yaşanılır ama kabul etmeye hazır mıyız? [00:10:04] Bazen bunu elbette Hristiyanlara bir uyarı olarak da alabiliriz. [00:10:09] Kilisenin içindesin, kiliseye gelmişsin, bir nevi kutluyorsun. [00:10:16] Fakat, Tanrı'nın isteğini, Tanrı'nın öğretilerini, Tanrı'nın yönlendirişini kabul etmeyerek orada duruyorsun. [00:10:25] Sen ve benim Hristiyan olmamız ya da İslami'sinin talebesi olmamız demek, yani bu düğün şölenine katılan, adabına uygun katılan kişi demek, onu tanıyan kişi, onun sözlerine, onun yönlendirişine evet diyen kişidir. [00:10:41] Bu nedenle eğer ben Hristiyanım, ben Mesih talebesiyim fakat İsa'nın şu öğretilerini kabul etmiyorum, Tanrı'nın şu sözlerini kabul etmiyorum, bence budur demen bu kişi durumunda düştüğünü gösterir bize. Bu kişi durumundasın demektir. [00:10:56] Yani çölhaneye katılmak istiyorum ama kendi istediğim şekilde, kendi yöntemimle. [00:11:03] Ve elbette kral bunu reddediyor. [00:11:06] Dediğim gibi burada sonunda bir ayrılış var. [00:11:10] Cehennem var. [00:11:12] Diyor ki, karanlığa atın diyor. Orada ağlayış ve diş kırıcılığı olacaktır. [00:11:18] Fakat bunu söylerken, ben sizi göreceğim, yanacaksınız falan değil. [00:11:25] Bunu kutlayarak söylemiyor. [00:11:27] Bunu dini liderlere tekrar ve tekrar ve tekrar ve tekrar size fırsat sunuyorum. [00:11:33] Anlatıyorum, inanmıyorsunuz, gelmiyorsunuz. [00:11:36] Ve aynı zamanda dünyadan çağırdığım insanların arasından da bazıları kendi yöntemleriyle burada kalmaya çalışıyor. [00:11:43] Kendi şekilleriyle dünyayı benim egemenliğime taşıyabileceklerini sanıyorlar. [00:11:49] Zamanı geldiğinde buna son vereceğim diyor. [00:11:53] Aslında burada gördüğümüz uyarı yani orada uygun kıyafetle düğüne katılmayan kişiye olan uyarı bana Matta 7'yi hatırlatıyor. Yani Rab diye devamlı ona seslenen kendine Hristiyan diyen kişiler elbette Hristiyan olmuyor hepsi. Bu nedenle bize asıl verilen sorumluluk o kralla, o krallığın krallığına, egemenliğine, adabına uygun bir şekilde girmek. Yani onunla bağı kurarak, Tanrı'yla bağı kurarak. İsa Mesih'in öğretilerinde biz bunu görüyoruz. Bize, bizim davet edildiğimiz şunları yap, bunları yap, şöyle yapmazsan böyle olur, aman şunu da şöyle yap değil. [00:12:45] bir kurallara uyarak cennete girme durumu yoktur. Burada bahsettiği mesela göklerdeki babamın isteğini yerine getiren girecektir. İlla bu istek de şunu yap bunu yap isteği değildir. [00:12:56] Yani Tanrı'yla birlik içinde yürümek, O'nun sözlerine uymak, O'nun sözlerini dinlemek, O'nun sözleriyle değişmek, günahımız varsa tövbe etmek. Bunlar aslında Tanrı'nın istekleri. Mükemmel biri olmadığımızı Tanrı da biliyor. Günah işlemeye devam edecek miyiz? Evet. [00:13:13] Fakat ondan tövbe ederek, ona sırtımızı dönerek, ona karşı gereken önlemleri alarak biz bu dünyada yaşamaya çağrılıyoruz. [00:13:21] Kapatmadan önce tekrardan Yeşaya'ya dönmek istiyorum. Yeşaya'da bu, aslında benzetme hakkında çok güzel bir bölüm var, bir ayet var. Tanrı şöyle diyor, Yeşaya 25'te. ''Her şeyi gemen Rab, bu dağda bütün uluslara yağlı yemeklerin ve dinlendirilmiş seçkin şarapların sunulduğu zengin bir şölen verecek.'' Bütün halkların üzerindeki örtüyü, bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü bu dağda kaldıracak. [00:13:49] Ölümü sonsuza dek yutacak. Egemen Rab bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek. [00:13:56] Halkının utancını bütün yeryüzünden kaldıracak. Çünkü Rab böyle diyor. O gün diyecekler ki işte tanrımız budur. Ona umut bağlamıştık, bizi kurtardı. Rab odur. [00:14:09] ona umut bağlamıştık. [00:14:11] Onun kurtarışıyla sevinip coşalım. Evet sizler, ben, hepimiz bu coşkuya davet ediliyoruz. Kabul ediyor musunuz? [00:14:21] O'nun kurtuluşuyla coşuyor musunuz? O'nun kurtuluşuna, O'nun sunduğu davete evet diyor musunuz? [00:14:29] Bu dünyada hepimiz, bu dünyada yaşayan bütün suretler olarak bizler, Tanrı'nın suretleri olarak insanlık davetliyiz bu şölene, bu kutlamaya, Tanrı'nın bizlere sunduğu bu kutlamaya. [00:14:42] Burada aman şunu yaptın, şöyle günah işledin bundan bahsetmiyor. [00:14:47] Bunlar bir rol oynarlar ama asıl öğreti bu değildir kutsal kitapta. [00:14:54] Bunu diğer dinler ya da diğer algılarla karıştırmayın. [00:14:59] Burada Tanrı'nın bize söylediği ben sizleri bir kutlamaya davet ediyorum. [00:15:04] Sizlerle böyle bir ilişkim olmasını istiyorum ve bütün ulusları davet ediyorum buna. [00:15:09] Sen de bunun bir parçasısın. [00:15:11] Ve Tanrı bu davetinde diyor ki gel kutlayalım. Neyi kutlayacağız? [00:15:17] Tanrı'nın sunduğu kurtuluşu. İsa Mesih dediğim gibi bu bölümde son haftası. [00:15:24] Olacakları biliyor. [00:15:25] Kendini feda edecek. [00:15:27] Ölümü yenecek. Burada ne diyor? Ölümü sonsuza dek yutacak. [00:15:32] İnsanlar olarak bizler ölüm korkusuyla yaşayan insanlarız. Yaşadıkça bu dünyaya bağımız artıyor. Bu dünyaya bağımız arttıkça korkumuz da artıyor. [00:15:43] Bazen ailemiz, çok güzel bir ailemiz varsa bazen çekiniyoruz. Ya bana bir şey olursa. Kızımın düğününü de görmek istiyorum. Oğlumun mezuniyetini görmek istiyorum. Bu dünyaya bağlarımız arttıkça ölmekten korkmaya başlıyoruz. Aman. [00:15:58] Aman bir şey olmasın. Fakat Tanrı İsa Mesih aracılığıyla ölümün gücünü onun elinden alıyor, kötü olanın elinden, dünyanın egemenliğinden kendi elinde tutuyor. Merhamet dolu Tanrı, lütuf dolu Tanrı bu anahtarı kendi elinde tutuyor. [00:16:14] Ve ölüm bizi artık Tanrı'dan ayırmıyor. Çünkü ölüm günahın getirdiği bir şeydi. İsa Mesih aracılığıyla günah kaldırılınca bizim günahlarımız. [00:16:25] Bu kurtuluşa iyi iman eden, kabul eden yani güvenen insanlar olarak bizlerin günahları kalkınca bizler tekrar Tanrı'yla o bağı, o ilişkiyi kurmuş oluyoruz. [00:16:36] İşte bizler buna çağrıldık. [00:16:38] Bizler dediğim gibi kurallara uymaya, kurallara uyarak bizi her an dövecek olan bir Tanrı'yı mutlu etmeye çağrılmadık. [00:16:48] Bu yaşamak değil, bu köleliktir. Tanrı bizi köleliğe değil, özgür olmaya çağırıyor. [00:16:55] Ona güvenmeye, onunla ahenk içinde yaşamaya çağırıyor. [00:16:59] Sizlere de davet, sizlere de müjde budur. [00:17:06] Dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Bir sonraki podcastımızdan haberdar olmak için takip etmeyi unutmayın. [00:17:13] Görüşmek üzere.

Other Episodes

Episode 7

June 19, 2024 00:03:12
Episode Cover

Tohum Benzetmesi

Özgür Jerdan ile Matta 13'te bulunan tohum benzetmesine bakacağız. Matta 13:1-23 1 Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu. 2 Çevresinde büyük...

Listen

Episode 28

November 25, 2024 00:17:24
Episode Cover

Emanet Para Benzetmesi

Arkadaşlar merhaba! Bu podcastimizin konusu, İncil'de geçen "emanet para benzetmesi". Bu benzetme, Tanrı'nın insanlara verdiği yetenekler ve kaynaklar konusunda nasıl sorumlu olmaları gerektiği üzerinedir....

Listen

Episode 6

June 16, 2024 00:03:32
Episode Cover

Hardal Tanesi Benzetmesi

Ünlü yazar G. K. Chesterton, "Paradoks hakikatin dikkat çekmek için baş aşağı durmasıdır." der. Ve İsa Mesih, Göklerin yani Tanrı'nın Egemenliğini o bölgenin en...

Listen