Episode Transcript
[00:00:00] Benim adım Efsane Culha. Ben 1986 yılında doğdum. Evliyim. Üç çocuğum var. İzmir Ala'da yaşıyorum. Bergama Kilisesi'ne katılıyorum. Ankara'da doğdum. Aslen Kırşehirliyiz. Ailem Kırşehirli. Ankara'da doğdum. Aslında Ankara'da büyük bir kısmını yaşadım hayatımın. İzmir'e geleli dört yıl oldu.
[00:00:27] 4 yıldır İzmir'deyim. Aslında daha çok evdeyim ama kiliseniz Bergama'da yeni. Daha çok kardeşlerle görüşmeye çalışıyoruz. Orada hizmet etmeye çalışıyoruz. Hafta içi toplantılarımız oluyor. Güzel Zoom toplantılarımız, kadın toplantılarımız. Orada bir şekilde Rabbin sözüyle büyümeye çalışıyoruz birlikte, beraber. Birbirimize teşvik etmeye çalışıyoruz. Bergama'da aslında uzun yıllardır diğer kardeşler dua ediyorlardı. Birçok kardeş orada bir topluluk oluşsun diye, çünkü vahide de geçen bir yer, yedi kiliseden birisi. Rabbin direkt hitap ettiği bir kilise, Bergama'daki kilise diye. O yüzden oradaki kardeşler bir dua eviyle başlıyorlar aslında. Bir dua evi var. Orada dua ediyorlar bir topluluk olsun diye. Ve küçük bir topluluk oradan başlıyor. Ve sonrasında kilise süreci başlıyor. Yaklaşık aslında tam anlamıyla kilise açılalı. Bir yıl olacak baharda. Ama daha öncesinde bir dua evinde toplanılıyordu. Normal bir evde toplanılıyordu. Ben 2018'de iman ettim. Ağustos ayıydı. Gerçekten benim için çok inanılmaz bir gündü. Doğum günüm diyebilirim. Gerçekten doğum günlerimizin bir önemi kalmıyor İsa'ya iman ettikten sonra. O güne doğum günüm diyebilirim. Sıcak bir gündü ama ben titremiştim öyle hatırlıyorum.
[00:02:09] Nasıl İsa'ya geldim aslında onu anlatabilirim. Çocukluktan biraz kafamdaki yaratıcı fikrini nasıl düşündüm aslında ona bile sonradan aklıma geldi. İsa'ya iman ettikten sonra bunları düşündüğüm aklıma geldi. Yani ben hiç hayatım boyunca düşündüm mü derken Çocukken, çok küçükken bulutları böyle Tanrı'nın olduğu yer olarak düşündüm ya da Tanrı'yı böyle bulutlar kadar yumuşak, işte sevgi dolu olarak düşündüm. Kısa bir süre sonra bu büyüdükçe algım değişmeye başladıkça, şevredeki etkenler değişmeye başladıkça işte camiden gelen sesin işte belki Allah'ın sesi olabileceğini düşünmeye başladım. Yine küçüktüm aslında. Bir gün ablama sormuştum, bahçedeki uzun hortum görüp de onu demiştim. Allah bu hortumdan daha mı büyük? Yani daha da büyük bir şey mi? Yani Tanrı'nın nasıl göründüğünü, nasıl bir varlık olduğunu merak ediyordum. Ama orada aslında o merak o çocuklukta kaldı ve bitti. Daha sonrasında hep o toplumdan gelen öğretiler, işte toplumun sana anne babanın anlattıkları daha farklı bir yaratıcı ve daha farklı bir Allah kavramı oluşturmaya başladı. Yani Allah cezalandırır. Günah işlersen seni daha az sever. Ya da hani adımlarını dikkatli atmalısın. Çünkü hani seni cezalandırmayı bekleyen bir Allah var. Yani o zaman bu Allah hoşuma gitmemişti benim. Yani onunla bir yakınlık kuramayacağımı düşünmüştüm her zaman için. Ve sonrasında uzun yıllar aslında hiçbir dinle ilgili bir şey yaptığını söylemem birkaç küçük şey dışında yani belki aileye eşlik etmek için oruç tutmak dışında ya da hani bir anlık nasıl diyeyim ya ben de yani aslında bir şeyler yapmak istiyorum hani namaz kılmak istiyorum hani bir şeyler yapmalıyım belki diye adım atmalıyım belki diye birkaç öyle bir denemişliğim de vardı aslında. Sonrasında ben erken bir yaşta da evlendim. 19 yaşında evlendim. 20 yaşında kızım oldu.
[00:04:32] Ve aslında güzel başlayan bir evliliğim vardı ama sonrasında böyle biraz hüsrana uğradım o evlilikle ilgili. Yani evlendiğime çok pişmandım. Eşimle zor bir ilişkinin içerisindeydik. Ve sürekli aslında benim yüreğimde bir suçlayıcılık vardı ona karşı. Hep bir suçlama vardı. Ve bir türlü onunla anlaşamayacağım, onunla bir hayat geçiremeyeceğimi artık böyle kendime kabul ettirmiştim. Ve hep her şeyde B planım boşanmak üzerineydi. Yani evliliği sürdürmek değil de hep şu olursa bence boşanırız şeklinde bir düşüncem vardı. Sonrasında ablam bir kaza geçirdi. Ağır bir bisiklet kazası geçirdi. Beyin kanaması geçirdi. Yüz felci geçirdi. Onun tedavi süreci zordu. Yani onu o şekilde görmek zordu. Daha sonra ikisi de çok birbirine yakın zamanda eşim Rusya'ya biraz hem evliliği toparlamak için hem maddi durumları toparlamak için o Rusya'ya gitti. Ablam da Amerika'ya gitti. Ve ben böyle baya iki dayanağım, yani anlaşamasam da yine de eşim benim hayatımda var olan ve birlikte olduğum kişi hayatımdan uzaklaşmıştı. Ve ablam çok değer verdiğim bir insan olarak hayatımdan uzaklaşmıştı. Ve kendimi çok yalnız hissetmeye başlamıştım o dönemde. Ve işte bir dönem sonra Facebook'um benim aktif değildi, kapatmıştım. Bir anda aktifleştirmeye karar verdim ve 15 yıldır görüşmediğim halama merhaba dedim. O da bana sıcak bir şekilde işte, ah kuzum nasılsın, iyi misin? Görüşelim seninle, neden görüşmüyoruz gibi yaklaştı ve birbirimizin telefon numarasını aldık. Her gün görüşmeye başladık, sohbet etmeye başladık. Önce bütün bu 15 yıl boyunca ne oldu, onu birbirimize paylaştık. Birbirimizi gerçekten her konuda dinlemeye, her konuda konuşmaya başladık. Ve o ilk daha baştan konuşmaya başladığımızda dedi ki ben Hristiyan oldum. Ben de dedim tamam yani olabilir dinlere ben kendimi inanmıyorum ama sen mutluysan olabilir. Güya kendimce de çok saygı gösteriyordum bütün inançlara. Ve o bir daha bir şey söylemedi inancıyla ilgili. Çünkü ben biraz o duvarı örmüştüm. Yani ben dinlere inanmıyorum, inanç hakkında konuşmak istemiyorum. Tanrı bence yok. Varsa bile yakın bir tanrı değil. Yani orada bir kendim duvar örmüştüm ona. Sonrasında aslında beş yıl boyunca bana İsa'yla ilgili ya da Hristiyanlık'la ilgili hiçbir şey anlatmadı. Hiçbir şeye ikna etmeye çalışmadı.
[00:07:47] Ve sadece ona ben yüreğimi açabiliyordum, bütün sıkıntılarımı anlatabiliyordum. Aynı şekilde o da bana anlatıyordu ve bir paydaşlık, bir sevgi ama çok köklenmiş bir sevgi oluştu aramızda. Çok iyi bir dostluk oluştu. Sonrasında ben bir sürece girdim. Gerçekten mutsuzdum ve bu mutsuzluğumun artık bir çözümü olsun istiyordum. Evet, onunla paylaşıyordum ama bir taraftan da tam anlamıyla mutlu olmadığımı da görüyordum.
[00:08:23] Doğru olmadığımı görüyordum. Birçok konuda hep kendimden dolayı sonradan üzüldüğümü görüyordum. Ve o sadece bana bir gün, ya dedi gerçekten yürekten bağışlamalısın. Yani eşini, etrafında kızdığın kim varsa yürekten bağışlamalısın. Yani sadece dilden değil. Bir gün bunu otur yap dedi. Yani gerçekten bağışladığını hisset içinde. Bunu yaptım ve bir şekilde aslında hafiflediğimi de gördüm. Yani o ilişki için. Çünkü o dönem eşim de dönmüştü artık Rusya'dan. Bir seneden fazla kalıp dönmüştü ve o ilişki hala aslında toparlanmış değildi. Sonrasında ben kendimde şunu görüyordum yani evet intihar etmek gibi düşüncelerim yoktu ama gerçekten hiçbir şeyden zevk almadığımı yani hani yaşayalım ve gün ne getiriyorsa yaşayalım ve bitsin. Yani beni zevk veren sadece belki alkol olabilir, işte biraz müzikli ortamlar olabilir. Belki o kadardı yani. Ve onun da ne kadar kısa sürdüğünü, ertesi gün yine aslında o derin mutsuzluğa gittiğimi, derin mutsuzluğun içine düştüğümü görebiliyordum. Ve o alkollü ortamların da aslında bir şekilde yine o kaosu, yine o kavgayı getirdiğini hayatımıza görüyordum.
[00:09:51] Ve artık bu döngüden çok bıkmıştım. Ve değişsin istiyordum. Yani bir gün bir rüya gördüm ben. Ameliyat ediliyordum rüyamda. Yani sadece ameliyat olduğumu gördüm o rüyada. Ve sabah uyandığımda büyük bir hafiflikle, esenlikle uyandım. Ben her şeyi halama anlattığım için yine ona gittim rüyama anlattım. Dedim ki... Böyle böyle bir rüya gördüm. O da dedi ki sen ameliyat edildin ama mutlu uyandın. Senin yüreğin değiştirildi. Yani sen bir kalp ameliyatı oldun. Senin taştan bir kalbin vardı. Yerine etten bir yürek verildi. Yani o ayeti okumak istiyorum. Rabb'i yüceltmek istiyorum. Ezekiel 36-26'da şöyle diyor. Size yeni bir yürek verecek. İçinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak. Size etten bir yürek vereceğim. Evet. Yani orada olan şey benim o taştan artık katılaşmış, nefret dolu, yargılayan, eleştiren, insanları hemen dışarı atan, ilişkiyi koparan yüreğim, taştan yüreğim, aslında hasta olan yüreğim değiştiriliyordu. Çünkü ben şunun farkına varıyordum. Evet, yani sorun sadece insanlarda değil, bende bir sorun var. Çünkü gerçekten her seferinde kendi ağzımdan çıkanlarla üzülüyordum. Her seferinde kendi yüreğimdekilerden dolayı ya da kendi öfkemden dolayı büyük bir üzüntünün içine düşüyordum. Ve bu rüyayı anlattığımda bunu dedi. Ve birkaç gün sonra yine ben yatak odamdayım. Eşim yoktu evde, çalışıyordu. Gece geç bir saatti aslında. Bir varlık yani ben buna ışık da diyemem, ses de diyemem, bir görüntü de diyemem ama ruhsal bir doluluk hissettim odamda.
[00:11:53] Ve normalde ben bu şeylerden çok korkarım. Hemen öyle bir şey hissettiysem uzaklaşırım. Bütün ışıkları yakarım. Televizyonu açarım. Son ses. Ve hani uyuyamam büyük ihtimalle. Ama o gün öyle olmadı.
[00:12:11] O odada kaldım ve o ruhsal şey beni hiçbir şekilde korkutmadı. Güven içinde yatıp uyudum ve ertesi gün halama yine dedim ki ben böyle böyle bir şey yaşadım ama korkmadım. Normalde biliyorsun ben korkarım böyle şeylerden ve uzaklaşırım ama bunu yapmadım. Ve o anda o gerçekten beni uzaklaştırmak istemediği için, belki çekindiği için yıllarca Hristiyanlıkla ilgili ya da İsa'yla ilgili bir şey anlatmayan halam dedi ki, o İsa'ydı. Yani o odamdaki şey İsa'ydı. Ve ben soruyorum Rabb'e, ''Rabb, söyleyeyim mi?'' diyorum. ''Evet, söyle, o bendim.'' diyor şu anda. Ve Rabb'e iki kere, üç kere sordum. Yani, ''Söyleyeyim mi Rabb, emin misin?'' ''Evet, söyle, o bendim.'' Ve ben aslında buna böyle çok büyük bir cevap veremedim. Kendi içimde dedim ki yani saçmalık, deli saçması bunlar. Yani İsa niye benim odama gelsin gibi düşüncelerle o konuşmayı bitirdik.
[00:13:23] Sonrasında ama tabii ki yüreğimin derininde bir düşünce artık bir soru oluşmaya başlamıştı. İsa kim? Yani bunu içten içe düşünüyordum ama direkt ben halama da asla anlatamıyordum artık. Yani biliyordum ki İsa kim dersem o kendi inancını anlatacak bana sürekli. İşte İncil oku diyecek, bir şeyler diyecek diye. Birkaç gün böyle durdum bekledim ve en sonunda dayanamadım ve sordum İsa kim?
[00:13:53] Dedi ki İsa tanrıdır. Senin o bütün günahların için geçmişte ne yaptıysan ve gelecekte ne yapacaksan ve aynı şeyi bütün insanlar için yapan kişidir İsa. Senin yerine ölen, günahın cezasını çeken kişidir. Ve dirilmiştir ve sen de ona iman edersen sen de dirileceksin. Bu kadar İsa ile ilgili bilgi verdi.
[00:14:19] Ve ben de dedim ki, wow! Yani bir Tanrı varsa o zaman Tanrı gerçekten seven bir Tanrıymış. Bize öyle uzak olan bir Tanrı değilmiş. Gerçekten sevgisi olan, merhameti olan ve adil olan bir Tanrı varmış. Yani sanki yıllardır benim kafamda bir Tanrı olsun düşüncesi, bir boşluk ama benim fark etmediğim bir boşluk o anda öyle Öyle bir dolduruldu ki yani öyle bir tam yerine oturdu. Hani çocukken o bulut arasında gördüğüm düşündüğüm o yumuşak Tanrı. O gerçekten o ilk safça düşündüğüm Tanrı. Gerçekten bizi böyle saran o yumuşaklığıyla saran. İlk anda bunları hissettim. Bir Tanrı varsa bence böyle olmalıdır diye düşündüm. Ve ona öyle dedim. Bir Tanrı varsa ancak bu kadar sevgi dolu olabilir.
[00:15:25] O da direkt sordu bana, evet sen bu İsa'ya iman etmek ister misin? Ben de dedim, evet isterim. Yani hiç İncil okumadan, hiç araştırma yapmadan ki böyle araştırıp bulan kişiler de var. Rab onları da bereketlesin. Çünkü Rab her şekilde dokunuyor ve her şekilde kendini gösteriyor.
[00:15:51] Bilmiyorum, orada üstüme bir ateş geldiğini hissettim. Böyle titriyordum, ağlıyordum. O sıcaklık gerçekten bana inmişti ve halam da karşı tarafta ağlıyordu. Çünkü biz WhatsApp üzerinden görüntülü, hatta görüntülü de değil. O zaman benim internetim çok yoktu. Sesli görüşüyorduk onunla ve o da orada ağlıyordu.
[00:16:20] Ve sonrasında gerçekten İncil'i okumaya başladığım o İncil'deki bütün o sözler beni tatmin etti. Yani Tanrı'yla ilgili bütün her şeye bir cevap buldum İncil'de. Ve gerçekten o Rabbin sevgisini her şeyde görebiliriz. Yani burada da bir ayet okumak istiyorum aslında.
[00:16:45] Romalılar 5-8'den. Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor. Biz daha günahkarken Mesih bizim için öldü. Yani bu ayet gerçekten çok belirleyici bir ayet. Çünkü biz daha Tanrı'yı aramazken, tanımazken, daha günahın içindeyken ve onu tanımakta yarar görmezken, tamamen ona ters işler yaparken, yani düşünüyorum geçmişteki iman etmeden önceki hayatımı, tamamen Tanrı düşüncesine aykırı düşüncelere sahipken, o beni seviyordu, o benim için zaten ölmüştü. Bu beni çok derinden etkiledi. İman hikayemi böyle anlatabilirim. Ve sonrasında aslında eşim de geçen hafta baftiz oldu.
[00:17:35] Rab her zaman tek yönlü değil, çok kollu çalışıyor bir kişinin hayatına girdiğinde. Sadece o kişi değil, o kişinin böyle yollar, damarlar gibi çevresine de yayılıyor o şey. Birçok bağışlayamadığım şeyi Rab'e geldikten sonra bağışladım ve özgür olduğumu fark ettim.
[00:18:01] Benim hayatımda gerçekten Rab birçok şey yaptı. Her günümüz bir tanıklık bence. Belki anlatsam saatler sırar ama yani böyle diyebilirim. Eşimle de şu an birlikte gerçekten Rabb'i yüceltmek istiyoruz, O'na hizmet etmek istiyoruz. O'nun sözünde köklenmek istiyoruz. Ve O'nun sözünü de çok seviyorum. Paylaşmayı da seviyorum. Kardeşleri teşvik etmeyi seviyorum. Gerçekten O'na yücelik olsun. Rab'be geldikten sonra Rab o ilişkiyi çok tedavi etti. Yani gerçekten benim o hastalıklı düşüncelerimi, o boşanmayla ilgili düşüncelerimi tamamen silip attı. Yani O'nu bağışlamamı sağladı ve birçok insanı da bağışlamamı sağladı. Ve benim olduğumu da aslında löseme geçirdi. O dönemde de Rabbim'in birçok lütfunu gördük. Benim için Rabbi, belki sevgisini o avuçlarında olmayı en çok ne zaman hissettin diye bir soru olsaydı belki, o zaman derdim. Çünkü o hastane odasında biz 60 gün kaldık. Hiç çıkmadan kaldık. Ve ben şöyle bir elin içindeydim sanki. Esenlik içindeydim. Sevinç içindeydim. Çocuğum hasta olmasına rağmen. Birçok sorun üst üste gelmesine rağmen. İşte o tedaviden dolayı yan etkiler olmasına rağmen. Rabb'e hamdolsun oğlum da iyileşti. Gerçekten şunu düşünsün bir kız. Bu dünyadaki gerçek sevgiyi nerede bulabilirim diye düşünsün.
[00:19:43] Yani bu şey değil, sözel bir sevgi değil. Eyleme dönmüş bir sevgiden bahsediyorum. Gerçek sevgiyi nerede bulabilirim diye düşünsün. Görüp anlayacak ki hiçbir yerde bulamayacak bu sevgiyi. Rab'den başka. Yani O bizi her durumda seviyor. Ve O sevgisini gösteriyor. O uzak bir Tanrı değil. O alçak gönüllü bir Tanrı. O cevap veren bir Tanrı. Ve aslında O'nu aramayanlara bile seslenen bir Tanrı. Kutsal kitapta diyor. Beni aramayanlara bile seslendim. Beni duymak istemeyenlere bile seslendim. Evet, belki ben de iman etmeden önce farkında değildim. Aradığımın, Çünkü aramıyordum kendime göre ama ruhum arıyordu. Ruhum derin bir sevgi arıyordu. Derin bir doldurulmuşluk arıyordu. Ve orayı gerçekten Tanrı'nın kendisinden başka hiçbir şey dolduramaz. Ve Rab'be direkt sorsunlar, benim yüreğimi de doldurur musun varlığınla? O zaman Rab onlara cevap verecektir.