Hayatta kendimize baktığımızda, bizi Tanrı'nın önünde kabul edilebilir kılan nedir?
Yaptığımız iyilikleri sayarak mı ya da kendimizi başkalarıyla kıyaslayarak mı O'na yaklaşırız? Eski bir hikayede, ibadethaneye giden iki kişiden biri, tüm iyi işlerini gururla yaptığı ve anlattığı için Tanrı'nın gözünde hiçbir değer bulamadı.
Diğeri ise, kendi hatalarının farkında olan, içten bir tevazuyla kendini alçaltan bir vergi görevlisiydi; onun samimi yakarışı Tanrı'ya ulaştı.
Gerçek iç huzur ve Tanrı katında kabul, kendi çabalarımızla veya mükemmel olmaya çalışmakla elde edilemez. Bu ancak, kendi eksikliklerimizi ve yanlışlarımızı dürüstçe kabul edip Tanrı'nın sınırsız sevgisine ve affediciliğine sığınmakla mümkündür. Çünkü O'nun merhameti, bizim tüm eksikliklerimizi aşar.
Markos 1:19-20 İsa biraz ileri gidince Zebedi'nin oğulları Yakup'la Yuhanna'yı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı. Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebedi'yi işçilerle birlikte teknede...
İsa Mesih, Göklerin Egemenliği'ni açıklarken Define ve İnci benzetmesini kullanır. Peki neden? Adamın biri İsa'ya gelip, “Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik...
12 Havari, diğer bir değişle onikiler. Bu insanlar İsa Mesih’in müritleri, en yakın takipçileriydi ve İsa Mesih neredeyse 3 yılını gece-gündüz bu insanlarla birlikte...