Hayatta kendimize baktığımızda, bizi Tanrı'nın önünde kabul edilebilir kılan nedir?
Yaptığımız iyilikleri sayarak mı ya da kendimizi başkalarıyla kıyaslayarak mı O'na yaklaşırız? Eski bir hikayede, ibadethaneye giden iki kişiden biri, tüm iyi işlerini gururla yaptığı ve anlattığı için Tanrı'nın gözünde hiçbir değer bulamadı.
Diğeri ise, kendi hatalarının farkında olan, içten bir tevazuyla kendini alçaltan bir vergi görevlisiydi; onun samimi yakarışı Tanrı'ya ulaştı.
Gerçek iç huzur ve Tanrı katında kabul, kendi çabalarımızla veya mükemmel olmaya çalışmakla elde edilemez. Bu ancak, kendi eksikliklerimizi ve yanlışlarımızı dürüstçe kabul edip Tanrı'nın sınırsız sevgisine ve affediciliğine sığınmakla mümkündür. Çünkü O'nun merhameti, bizim tüm eksikliklerimizi aşar.
Konya'dan 85 yaşındaki Müzeyyen Akın'ın sarsıcı ve ilham verici hayat hikayesi. Bu bölümde, Müzeyyen Hanım'ın tutucu bir çevrede Hristiyanlığı keşfedişini, oğlunun ağır hastalığıyla mücadelesini...
İsa Mesih, Göklerin Egemenliği'ni açıklarken Kaybolan Oğul benzetmesini kullanır. Peki neden? İsa, “Bir adamın iki oğlu vardı” dedi. “Bunlardan küçüğü babasına, ‘Baba’ dedi, ‘Malından...
Tanrı Beni Yanlız Bırakmadı! - Malatya Zirve Yayınevi'nde Ne Oldu?Şemsa'nın hikayesi, Tanrı'ya öfkeli bir ateist olarak başlıyor. Kadın olarak kendini değersiz hissettiği, yaşamın anlamsız...