Tanrı'nın egemenliğine giden yolun ilk adımı nedir? Kendine güvenmek mi, yoksa tam bir çaresizliği itiraf etmek mi?
Tiranus'un bu yeni bölümünde, İsa'nın Dağdaki Vaazı'nın temel taşı olan "Ne mutlu ruhta yoksul olanlara" sözünün derinliklerine iniyoruz. Bu ifadenin, ruhsal iflasımızı kabul ettiğimizde Tanrı'nın lütfunun ve gücünün hayatımıza nasıl dolduğunu anlatan devrimci bir prensip olduğunu keşfediyoruz. Ferisi'nin gururu ile vergi görevlisinin çaresizliği arasındaki farkı ve uzun süreli Hristiyanların bile düşebileceği kendine yeterlilik tuzağını tartışıyoruz.
Bu bölüm, Tanrı ile olan ilişkinizin temelini yeniden düşünmenize neden olacak ve O'nun lütfuna olan ihtiyacınızı size hatırlatacak.
Kurban, insanlık tarihinin büyük bir kısmında tanrılara, ruhlara veya doğa güçlerine olan bağlılık ve minnettarlığı ifade etmenin önemli bir yolu olmuştur. Eski Mısır'da Firavunlar...
Umutsuzluktan Sevince! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum? Kezban Genç'in hikayesi, Tunceli'nin Alevi kültürü içinde büyürken yaşadığı derin bir boşluk ve umutsuzlukla başlıyor. Henüz küçük...
Simun Petrus, Beytsayda’da doğdu. Petrus gürültücüydü, konuşup-sorgulardı, hızlı kararlar veriyordu ve bu nedenle İncil’de de gördüğümüz üzere sık sık hatalar yapıyordu ama İsa yine...