Dünya bize "tuttuğunu kopar, hakkını ara" derken, İsa Mesih "yumuşak huylu olanlar yeryüzünü miras alacak" diyor. Bu nasıl bir paradoks?
Tiranus'un bu yeni bölümünde, Dağdaki Vaaz'ın en temel erdemlerinden biri olan alçakgönüllülüğü masaya yatırıyoruz. İsa'nın kendisinin en büyük örneği olduğu bu karakter özelliğinin, ruhtaki yoksulluk ve günah için tutulan yasla nasıl iç içe geçtiğini inceliyoruz. John Calvin'in vurguladığı gibi, alçakgönüllülüğün neden Hristiyan yaşamının merkezinde yer aldığını ve bu erdemin dünyayı değil ama Tanrı'nın egemenliğini nasıl miras aldığını keşfedin.
Bu bölüm, güç ve başarı anlayışınızı temelden sarsacak ve sizi gerçek mirasın yoluna yönlendirecek.
Tevrat, Zebur ve İncil: Kutsal Kitap'ın Temel Taşları Kutsal Kitap'ımız, 2 büyük kısımdan oluşur. Eski Antlaşma ve Yeni Antlaşma. İkisinin toplamı, 66 kitaptan oluşan...
Özgürlüğün bedeli, bölünmek miydi? Kilise, Roma'nın zulmünden kurtulur kurtulmaz, kendi içinden çıkan bir öğretiyle tarihin en büyük krizlerinden birine sürüklendi. Adı Arius olan bir...
Dayanamadım ve Sordum: İsa Kim? | Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?Efsane Culha'nın hayatı, sonu gelmeyen bir mutsuzluk döngüsü ve hüsranla biten bir evlilik içinde...