Dünya bize "tuttuğunu kopar, hakkını ara" derken, İsa Mesih "yumuşak huylu olanlar yeryüzünü miras alacak" diyor. Bu nasıl bir paradoks?
Tiranus'un bu yeni bölümünde, Dağdaki Vaaz'ın en temel erdemlerinden biri olan alçakgönüllülüğü masaya yatırıyoruz. İsa'nın kendisinin en büyük örneği olduğu bu karakter özelliğinin, ruhtaki yoksulluk ve günah için tutulan yasla nasıl iç içe geçtiğini inceliyoruz. John Calvin'in vurguladığı gibi, alçakgönüllülüğün neden Hristiyan yaşamının merkezinde yer aldığını ve bu erdemin dünyayı değil ama Tanrı'nın egemenliğini nasıl miras aldığını keşfedin.
Bu bölüm, güç ve başarı anlayışınızı temelden sarsacak ve sizi gerçek mirasın yoluna yönlendirecek.
Arkadaşlar merhaba! Bu podcastimizin konusu, İncil'de geçen "emanet para benzetmesi". Bu benzetme, Tanrı'nın insanlara verdiği yetenekler ve kaynaklar konusunda nasıl sorumlu olmaları gerektiği üzerinedir....
Paskalya'nın Tarihi Değişti | Konstantin'in Korktuğu Şey Ne Olabilirdi? İsa Mesih Tanrı mı, yoksa Tanrı'nın en yüce yaratığı mı? Kilisenin özgürlüğe kavuşmasıyla başlayan bu...
İsa Mesih, Göklerin Egemenliği'ni açıklarken Define ve İnci benzetmesini kullanır. Peki neden? Adamın biri İsa'ya gelip, “Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik...