Umutsuzluktan Sevince! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Episode 6 August 14, 2025 00:09:35
Umutsuzluktan Sevince! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?
Hristiyanlık
Umutsuzluktan Sevince! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Aug 14 2025 | 00:09:35

/

Hosted By

Tiranus - Herkes Duyana Kadar

Show Notes

Umutsuzluktan Sevince! Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Kezban Genç'in hikayesi, Tunceli'nin Alevi kültürü içinde büyürken yaşadığı derin bir boşluk ve umutsuzlukla başlıyor. Henüz küçük bir çocukken babasının Ermeni komşularından duyduğu "başka bir Tanrı" fikri, içindeki büyük merakı körüklemişti. Hayatının en zor anlarında, intiharın eşiğindeyken bile onu kurtaran bu gizemli varlığın kim olduğunu hep merak etti.

Nihayet İstanbul'da tanıştığı İsa Mesih'le bu boşluk doldu ve hayatının en büyük hazinesini buldu. Ancak imana gelişinin hemen ardından eşinin hapse girmesi ve memleketi Tunceli'ye dönmek zorunda kalmasıyla zorlu bir sınav başladı. Ailesinin ve özellikle annesinin muhalefetine rağmen, Cezvan Tanrı'nın kendisini hiç terk etmediğini gördü.

Bugün Erzincan'da eşi ve kızıyla birlikte Rab'be hizmet eden Cezvan, yaşadığı zorluklara rağmen imanda nasıl güç bulduğunu, Tanrı'nın onu her an nasıl ayakta tuttuğunu ve hiç korkmadan müjdeyi nasıl paylaştığını anlatıyor. Bu bölümde, hayatın en karanlık anlarında bile Tanrı'nın her zaman yanımızda olduğuna, O'nun bizi asla bırakmadığına ve her kadının İsa'da bulabileceği eşsiz değere dair ilham verici bir tanıklık dinleyeceksiniz.

View Full Transcript

Episode Transcript

[00:00:00] Cezvan Genç, Tunceli'yim ve 17 yaşına kadar orada yaşadım. Şimdi kimse orada yok. Türkiye'nin değişik yerlerinde ve yurt dışında, Almanya'da kardeşlerim var. Ben Erzincan'da şu anda yaşıyorum. 22 yıl önce Rabb'i tanıdım. Şimdi Erzincan'a hizmet ediyoruz Erk Kirsesi olarak. Ondan önce gönüllü çalışıyordum. Yabancı kardeşlerle beraber Rabb'i tanıtıyorduk, müjdeliyorduk. Ben iman ettikten sonra her zaman Rabb'i tanıttım ve fırsat verdi bana Rabb. Hem dua olsun hem konuşmak olsun. [00:00:38] Ve hiçbir sorun yaşamadım burada. Yani Hristiyan olduğum için hiçbir sorun yaşamadım. Tanrı beni bereketlemişti. Yani hayattaki yüklerim çok ağırdı. O zaman Tanrı hiçbir zaman onunla ilgili bir sorun çıkarmadı önüme. Bana güç verdi aksine. Her zaman arkamda oldu, onu hissettim. Hani bir ayet var, Davut diyor ki, ''Öncesizlikten beni anne rahiminde ördün. Yani bence öyle bir şey benimde. Çünkü Ermeniler yaşamıştı bizim köyümüzde önceleri ve benim babam tanıyordu onları. Ve babam anlatırdı, hikaye anlatırdı arkadaşlarıyla sohbet ederken. Yani onlar Hristiyan, onlar kiliseleri. ya da ne bileyim hazine arardı arkadaşıyla ve ben onlara tür dikkat dinlerdim yani. Hazineyi dinlerdim ama yani Hristiyanlar kim? Neden onların tanrısı farklı? Çünkü ben Alevi kültüründeydim. Yani umutsuzdum, karamsardım çoğu zaman. Evet annem babam çok iyiydi. Babam en iyi dünyasal babaydı. Ama yani o karamsarlık, o iç varlığım karanlıktı yani. Bilmiyorum bir boşluk vardı ve o babam anlatırken o başka tanrı kim dediğim zaman yani çünkü dedi ki ben sordum kilise ne baba yani nedir neden bizim inancımız yok orada ne yapıyorlar falan. O dedi ki ondan Allah'a başka o zaman yani ben o başka olan Allah'a her zaman kendimi ait hissettim. Yani çünkü her şeyi ondan diliyordum ve onun varlığını içimde hissediyordum ama tanımıyordum. O kim? Benimle beraber dualarımı işitiyor, mucize yapıyor hayatımda. Ben çok zor hayat yaşadım biraz ve intihar girişimlerinde bulundum ya da isyan ettim beni öldür falan diye. Her zaman beni kurtardı. Bu kimdi? Beni kurtaran ve benimle birlikte olan kimdi? diye çok merak ediyordum ve nihayet sonra onu İstanbul'da tanıdım. İstanbul'da iman ettim ve ne yazık ki hemen geri döndüm Tunceli'ye. Bir yıllık imanlıyken geri döndüm. Eşim cezaevine düştü ve zor bir hayat yaşadım. Öyle bir tercih etmek zorundaydım. Çocuklarım da küçüktü. Onlardan ayrı yapamadım İstanbul'da. Evim yok, bir şeyim yok. Sadece nasıl çalışıp geçineceğim diye. Kendi kültürüme döndüm ama gerçekten de o zaman da Tanrı beni terk etmedi. Ve onu tanıyordum artık. O zaten benimleydi ama ben onu artık tanıyordum. Gerçekten o hazineyi bulmuştum. Ve herkese anlatıyordum, herkese dua ediyordum. Çok tepki de alıyordum hani neden Alevilik güzel, nedense. Alevi kültürünü bırakıyorsun. Neden din değiştiriyorsun? Kimisi günah derdi, kimisi şey derdi. Annem çok engel oldu bana. Kötü bir şey yaptığımı söyledi. Kötü bir kadın olsaydın da böyle bir şey yapmasaydın, Hristiyan olmasaydın. diye falan çok da engel oldu önüme. Sonra eşim çıktı cezaevinden. Tekrar Erzincan'a taşındık Tuncel'den. 13 yıl oldu oradayız. Ama hamdolsun eşim hiçbir zaman bana engel olmadı. Rabb'deki yürümeme gerçekten de çoğu zaman destek verdi. Yani engel olmadı. O zaman o 2017'de Rabb'i kabul etti. Kızımla beraber baptiz oldu. Soğuk bir suda. [00:04:01] Fırat da oldu çünkü kapalı havuz bulamadı. Kız ve erkekliği olan bir yeri Erzincan'da kabul etmiyorlar öyle birlikte. Ve şimdi o da hizmet ediyor. Kızım hizmet ediyor ve Erzincan'da Rabb'i yüceltiyoruz. Duam şu ki birkaç temsilcilik açılsın ve orada Tanrı'yı yüceltelim. Orada yani karanlık bir yer. Tanrı'yı tanımayan halklar İsa Mesih'i herkesin tanıyıp da herkesin bu sonsuz yaşamı İsa Mesih'teki o esenlikle yürümeyi istiyorum ben. Ve her zaman dua ediyorum, doğa yürüyüşlerine çıkıyorum. Rabb buradaki bu zincirleri kır ve herkesin sende yaşama fırsatı ver. Senden sonsuz hayata geçmesini sağla diye çok dua ediyorum. Ama yavaş yavaş tohumlar ekiliyor ve o tohumlar yavaş yavaş çıkıyor. Bunu görmek de çok mutlu ediyor beni. Yani o Tanrı'nın, biz ekiyoruz ama o Tanrı sulayıp büyütüyor. Bunun için şükrediyorum Rabb'e. [00:05:06] Yabancı kardeşlerle beraber çoğu zaman onlarla hizmet ettik. Onlar şimdilik yok. Ama dua ediyorum ki tekrar kardeşler gelecek ve onlarla tekrar birlikte hizmet edeceğiz. Rabbim yüreğim için ve O beni asla bırakmadığı için çoğu zaman dibe düşüyorsun dünyasal baktığın zaman. Ama ne zaman ki İsa Mesih gözlerime bak dünyaya deyip dediği zaman o zaman tekrar ayağa kalkıyorsun. Yani o hiçbir zaman bırakmıyor. Biz bıraksak da o bizi bırakmıyor. Ve ona şükrediyorum bugün. Her kesimden insanlarla paylaşıyorum. Muhafazakar insanlarla da paylaşıyoruz. Dediğim gibi hiçbir zaman bana karşı bir saldırı ya da eleştiri ya da bir tehdit almadık. Bu Rab'den gelen bir şey. O zaman yani bunu ben de kullanıyorum kızın da aynısı. Yani kadın olarak anlatıyoruz, dua ediyoruz ve insanlar bizdeki o değişik olan o ruhu, değişik olan o iç varlığı fark ediyorlar. Çoğu zaman dua isteyen de var, değişmek isteyen de var, tanımak isteyen de var. Yani bu bir yol, hemen bitmiyor. Ve aslında kim merak edip kim Rabb'i kapısını açıyorsa onlarla birlikte biz de yürüyoruz. Yani onların Tanrı'nı Tanrı'da ki hayat bir yürüyüş, bir yaşam. Onu öğretmeye çalışıyoruz elimizden geldiği kadar. Zor ama zaten İsa Mesih dedi yani zorluklarınız olacak yani o zaman tabii ki korkmuyoruz. Hani ne diyor İsa Mesih diyor ki canını öldürüp ruhu öldürmeyenden kork diyor. O zaman Tanrı'dan korkmamız gerekiyor, insanlardan ya da bedensel ölümden korkmuyoruz. Zaten Rabb'e aitiz, sonsuz yaşamla kavuşmuşuz. Bunun için mutluyuz, esenlik doluyuz ve gerçekten de korku ruhu yok veyahut da hani herhangi bir zorluk yaşayacak mıyız yok yani. Çünkü biz iyi bir müjde, iyi bir haber gönderiyoruz, getiriyoruz insanlara, şifa veriyoruz. Yeri geldi danışmanlık yapıyoruz. Ve onlara sonsuz yaşam anlatıyoruz. Bu da korkulacak bir şey değil. Ve bilmiyorum yani sanırım ki herhalde bu bir suç da değil. O zaman Rabb'e yürümek güzel bir şey. Zor yerlerde de olsa güzel bir şey. Onun varlığını daha güçlü hissediyoruz. Ve onu daha yakından tanıyoruz. Çok daha yakın ilişki oluyor. Çünkü zorlukta Tanrı'yı tanıyabilirsin gerçekten de. Çünkü ona daha rahat teslim oluyorsun her şeyini. Yani senin gücünün bittiği yerde Tanrı'nın gücü başlıyor. O zaman gerçekten de güzel ve çok kıymetli bir şey bu. Herkesin de bunu tatmasını isterim yani. Rab'de hemen büyümüyorsun. Gerçekten de Hristiyan kadın olduğun zaman da hemen büyümüyorsun. Bazen dünyaya baktığın zaman düşebiliyorsun ya da kendini karamsar, çaresiz hissedebiliyorsun. Ama ona baktığım zaman gerçekten de yani Çok güçlü, çok değerli, çok kıymetli. Yani onun göz bebeği hissediyorum. Onu çok seviyorum. Çünkü beni çok seviyor. Yani herkes beni terk etse, Rabi Samisi beni terk etmiyor ve o her durumda benimde. Düştüğüm zaman ya da karanlıkta ya da omuzsuzken ya da günaha düşsem bile o beni terk etmiyor, çıkarıyor. O benim için olağanüstü bir şey ve onu seviyorum gerçekten Rabbi çok seviyorum. Bunun için de çok mücadele ediyorum. Çünkü her kadın bence İsa Mesih'i tanımalı ve onunla yol yürümeli. O çünkü hepimizin ilk aşkı. Gerçekten öyle yani. Onu ilk aşkımız yapmalıyız. O zaman gerçekten de hayat yani sonsuz yaşamı hadi bırakalım dünyadaki yaşam o kadar kıymetli ve değerli oluyor ki bütün dünyasal sorunlarını büyüklerine atabiliyorsun ve esenlikle mutlu bir şekilde bir kadın oluyorsun. ve dediğim gibi ben çok kadınların da bundan kurtulmasını istiyorum ve İsa'daki bu özgürlüğü tatmasını istiyorum ve bunun için de yaşadığım sürece bunu o karanlıktaki kadınlara anlatmak ve onları İsa'daki bu mükemmel yaşantıya çağırmak için elinden geldiği kadarıyla yapmaya devam edeceğim. Rabbimin gücüyle, ruhuyla.

Other Episodes

Episode 7

June 19, 2024 00:03:12
Episode Cover

Tohum Benzetmesi

Özgür Jerdan ile Matta 13'te bulunan tohum benzetmesine bakacağız. Matta 13:1-23 1 Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu. 2 Çevresinde büyük...

Listen

Episode 4

August 09, 2025 00:20:55
Episode Cover

Dayanamadım ve Sordum: İsa Kim? | Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?

Dayanamadım ve Sordum: İsa Kim? | Neden ve Nasıl Hristiyan Oldum?Efsane Culha'nın hayatı, sonu gelmeyen bir mutsuzluk döngüsü ve hüsranla biten bir evlilik içinde...

Listen

Episode 24

August 09, 2024 00:08:36
Episode Cover

Hristiyan Ahlakında ki Dördüncü Temel : Tanrı Sözünü Anlamak

İsa Mesih benim yerimde olsa ne yapardı? Bu serimizde Antalya İncil Kiliseleri Baş Pastörü Ramazan Arkan hristiyan ahlakı nedir, neye dayalıdır ve 21. yüzyılda...

Listen