Gazete manşetlerinden kendi içimizdeki fırtınalara kadar, barış neden bu kadar zor bulunan bir hazine? Tarih, boşa çıkan anlaşmalar ve kırılan ateşkeslerle dolu. Belki de barışı yanlış malzemelerle, eksik bir projeyle inşa etmeye çalışıyoruzdur.
Tyrannus'un bu yeni bölümünde, Dağdaki Vaaz'ın o güçlü sözüne odaklanıyoruz: "Ne mutlu barışı sağlayanlara!" Gerçek ve kalıcı barışın neden sadece iyi niyetle değil, ilahi bir müdahaleyle mümkün olduğunu keşfediyoruz. İsa'nın "Barış Prensi" unvanının ardındaki bedeli ve O'nun getirdiği barışın neden bu dünyadaki hiçbir anlaşmaya benzemediğini inceliyoruz. Aziz Francis'in ilham verici duasıyla, bizlerin de bu ilahi barışın birer elçisi olmayı nasıl öğrenebileceğimizi tartışıyoruz.
Eğer kendi hayatınızdaki ve etrafınızdaki çatışmalardan yorulduysanız ve kalıcı huzurun kaynağını arıyorsanız, bu bölüm tam size göre.
Hayatınızın direksiyonunda kim var? Kararlarınızı, duygularınızı ve en derin arzularınızı yöneten o 'komuta merkezi' olan yüreğiniz ne durumda? Tyrannus'un bu yeni bölümünde, Dağdaki Vaaz'ın...
Her yıl yeni hedefler belirler, büyük planlar yaparız. Peki ya ruhsal yolculuğumuzda, İsa Mesih'i takip etme kararımızda "bedeli hesaplıyor" muyuz? Bu podcast bölümünde, Luka...
Geleceği bilmek günah mı? Falcılar ve medyumların verdikleri sözlerin ardında yatan tehlikeler nelerdir? Bu videomuzda, Pastör İsmail Kulakçıoğlu bir Hristiyan önder olarak falcılık ve...