Gazete manşetlerinden kendi içimizdeki fırtınalara kadar, barış neden bu kadar zor bulunan bir hazine? Tarih, boşa çıkan anlaşmalar ve kırılan ateşkeslerle dolu. Belki de barışı yanlış malzemelerle, eksik bir projeyle inşa etmeye çalışıyoruzdur.
Tyrannus'un bu yeni bölümünde, Dağdaki Vaaz'ın o güçlü sözüne odaklanıyoruz: "Ne mutlu barışı sağlayanlara!" Gerçek ve kalıcı barışın neden sadece iyi niyetle değil, ilahi bir müdahaleyle mümkün olduğunu keşfediyoruz. İsa'nın "Barış Prensi" unvanının ardındaki bedeli ve O'nun getirdiği barışın neden bu dünyadaki hiçbir anlaşmaya benzemediğini inceliyoruz. Aziz Francis'in ilham verici duasıyla, bizlerin de bu ilahi barışın birer elçisi olmayı nasıl öğrenebileceğimizi tartışıyoruz.
Eğer kendi hayatınızdaki ve etrafınızdaki çatışmalardan yorulduysanız ve kalıcı huzurun kaynağını arıyorsanız, bu bölüm tam size göre.
Markos 1:19-20 İsa biraz ileri gidince Zebedi'nin oğulları Yakup'la Yuhanna'yı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı. Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebedi'yi işçilerle birlikte teknede...
Tanrı'da Değerimi Buldum: Nasıl ve Neden Hristiyan Oldum? Cennet Hade, Antakya'da Ortodoks Hristiyan bir ailede büyüdü. Kiliseye gitmesine rağmen, Arapça yapılan ayinler ve okunmayan...
İsa Mesih, Göklerin Egemenliği'ni açıklarken Kaybolan Koyun benzetmesini kullanır. Peki neden? Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsa'yı dinlemek için O'na akın ediyordu. Ferisiler'le din bilginleri...