Hayatınızın direksiyonunda kim var? Kararlarınızı, duygularınızı ve en derin arzularınızı yöneten o 'komuta merkezi' olan yüreğiniz ne durumda?
Tyrannus'un bu yeni bölümünde, Dağdaki Vaaz'ın en içsel ve en dönüştürücü vaatlerinden birine odaklanıyoruz: "Ne mutlu yüreği temiz olanlara, çünkü onlar Tanrı'yı görecekler!"
Peki 'temiz bir yürek' sadece kötü düşünmemek mi demek? Yoksa, Kierkegaard'ın dediği gibi, 'tek bir şeyi istemek' yani Tanrı'ya tam bir adanmışlık mı? Bu bölümde, Ferisilerin düştüğü dışsal dindarlık tuzağına karşı, Tanrı'nın aradığı içsel bütünlüğün ne olduğunu inceliyoruz. Kral Davut'un yakarışından ilhamla, yüreğimizdeki 'yabani otlarla' nasıl yüzleşebileceğimizi ve O'nun arındırıcı lütfuna kendimizi nasıl açabileceğimizi konuşuyoruz.
Sonuç? Sadece gelecekte değil, bugünün karmaşasında bile Tanrı'yı görmeye başlamak. Eğer yüreğinizin bir ayna gibi Tanrı'nın görkemini yansıtmasını arzuluyorsanız, bu bölüm tam size göre.
Özgür Jerdan ile Matta 13'te bulunan tohum benzetmesine bakacağız. Matta 13:1-23 1 Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu. 2 Çevresinde büyük...
Simun Petrus, Beytsayda’da doğdu. Petrus gürültücüydü, konuşup-sorgulardı, hızlı kararlar veriyordu ve bu nedenle İncil’de de gördüğümüz üzere sık sık hatalar yapıyordu ama İsa yine...
İsa Mesih, Göklerin Egemenliği'ni açıklarken Kaybolan Oğul benzetmesini kullanır. Peki neden? İsa, “Bir adamın iki oğlu vardı” dedi. “Bunlardan küçüğü babasına, ‘Baba’ dedi, ‘Malından...