Hayatınızın direksiyonunda kim var? Kararlarınızı, duygularınızı ve en derin arzularınızı yöneten o 'komuta merkezi' olan yüreğiniz ne durumda?
Tyrannus'un bu yeni bölümünde, Dağdaki Vaaz'ın en içsel ve en dönüştürücü vaatlerinden birine odaklanıyoruz: "Ne mutlu yüreği temiz olanlara, çünkü onlar Tanrı'yı görecekler!"
Peki 'temiz bir yürek' sadece kötü düşünmemek mi demek? Yoksa, Kierkegaard'ın dediği gibi, 'tek bir şeyi istemek' yani Tanrı'ya tam bir adanmışlık mı? Bu bölümde, Ferisilerin düştüğü dışsal dindarlık tuzağına karşı, Tanrı'nın aradığı içsel bütünlüğün ne olduğunu inceliyoruz. Kral Davut'un yakarışından ilhamla, yüreğimizdeki 'yabani otlarla' nasıl yüzleşebileceğimizi ve O'nun arındırıcı lütfuna kendimizi nasıl açabileceğimizi konuşuyoruz.
Sonuç? Sadece gelecekte değil, bugünün karmaşasında bile Tanrı'yı görmeye başlamak. Eğer yüreğinizin bir ayna gibi Tanrı'nın görkemini yansıtmasını arzuluyorsanız, bu bölüm tam size göre.
Rab Beni İşitti! Nasıl ve Neden Hristiyan Oldum? Yeliz, çocukluğundan beri gökyüzüne bakarak dua eden, maneviyatla iç içe bir hayat süren biriydi. Yıllarca elinden...
İçinizde neyle doldurursanız doldurun kapanmayan bir boşluk mu var? Başarı, ilişkiler veya para... Neden Hristiyan olmalıyım sorusunun cevabı aslında bu boşlukta gizli. Bazı sorular...
✝️ Kilisedensiniz. Hristiyansınız. Her Pazar ibadete katılıyorsunuz. Peki ya bütün bunlar, Tanrı’yla karşı karşıya geldiğinizde yeterli olmazsa? İsa'nın On Kız benzetmesi, kandili olan ama ...